turan turan

robotik cerrahi

robotik diz protezi

diz protezi

ortopedi ve travmatoloji
fizik tedavi ve rehabilitasyon
fizik tedavi fizik tedavi robotik cerrahi robotik cerrahi
tr
0224 222 0 777[email protected]

Kemik kaybı ve osteoporoz hakkında duyduklarınızdan korkuyor olabilirsiniz. Aslında bu korkunun esas nedeni, kemik sağlığı hakkında söylenenlerin çoğunun aslında bir efsane olmasıdır. Gerçekte kemik gücünü arttırmak, osteoporoz ve kemik kırığı riskini azaltmak için yapabileceğiniz birçok şey bulunmaktadır.

Bir hastalık ya da tedavi hakkında bilinen yanlış bilgiler tehlikeli ve yaşamı tehdit edici olabilir. Bazı insanlar osteoporozun kanser veya kalp hastalığı kadar ciddi olmadığına inanır fakat kemik sağlığı çok ciddi ve önemli bir konudur.

Her yıl on milyonlarca insan osteoporozdan etkilenmektedir. Osteoporoz çok yaygın bir rahatsızlık olmasına rağmen, yanlış bilinen bilgiler, hastaların ya da hasta yakınlarının ihtiyaç duydukları tedaviyi geciktirmelerine neden olur.

Peki, osteoporoz hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

1-Kalsiyum eksikliği osteoporoza neden olur.

Kalsiyum kemik sağlığı için çok önemlidir, ancak yüksek miktarda kalsiyum almanın kemik sağlığını ve gücünü garanti altına alacağı ve osteoporozu önleyeceği kesin bir sonuç olarak söylenemez.

Kemiklerinizi korumak için sadece kalsiyuma değil, temel kemik güçlendirici besinlere de ihtiyacınız vardır. Aslında, kalsiyumdan fayda sağlamak için bu besinler ile kalsiyum alımına destek sağlamanız gerekmektedir. Örneğin, yeterli D vitamini olmadan, vücudunuz kalsiyumun yalnızca yaklaşık %10-15’inden yararlanır. Ancak yeterince D vitamini aldığınızda kalsiyumun emilim oranı %30-40’a çıkar. Kemik sağlığı için önemli diğer besinler K vitamini, magnezyum ve stronsiyum içeren gıdalardır.

2-Osteoporoz normal bir yaşlanma sürecidir. Kemikleriniz yaşlandıkça zayıflar.

Kemik kaybı veya osteoporoz sizi 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarınızda etkileyebilir. Kemik sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışlardan en tehlikelisi, yaşlandıkça osteoporozun önlenemeyeceği ve bunun kaçınılmaz olduğudur. Yaşımız ve cinsiyetimiz gibi bazı sabit risk faktörleri haricinde, aşırı kemik kaybına, osteoporoza ve kırılmaya neden olan risk faktörlerinin çoğunu kontrol edebilirsiniz. Gerçek şu ki, her yaşta güçlü kemiklere sahip olabilirsiniz, yeter ki siz kemiklerinizin sağlığı için önlemler almayı ihmal etmeyin!

3-Osteoporoz varsa kesinlikle kemik kırığı yaşarsınız.

Osteoporoz, kırıklara neden olsa da bu kesinlikle kırık riski yaşayacağınız anlamına gelmez. Yapılan araştırmalar, osteoporotik zayıf kemiğe sahip olan kişilerin yarısından fazlasının hiçbir zaman kırık yaşamadığını göstermektedir. Kişisel kemik kırığı riskinizi belirlemek için, kemik yoğunluğu ölçüm testi (DEXA) ve kırık riski değerlendirmesi yaptırabilirsiniz.

4-Osteopeni, osteoporoza yol açar.

Osteopeni (düşük kemik yoğunluğu), yaş grubunuzdaki standartla karşılaştırıldığında nispeten düşük bir kemik kütlesine sahip olduğunuz anlamına gelir. Çoğu zaman osteopeni, sadece tek bir bölgede olabilir, tüm vücutta olması gerekmez. Osteopeni, her an kemik kaybettiğiniz anlamına gelmez. Osteoporoz ve osteopeni hakkında yapılan bir çalışmada, ortalama 81 yaşındaki kişilerin bile hafif egzersizler sayesinde günlük kalsiyum ve D vitamini gereksinimlerini alarak kemik yoğunluğunda artış sağladıklarını göstermiştir.

5- Östrojen eksikliği osteoporoza neden olur ve osteoporoz bir kadın hastalığıdır.

Osteoporozun bir “kadın hastalığı” olduğu ve erkeklerin bu konuda endişelenmesine gerek olmadığı her zaman duyulan yanlış bir bilgidir. Olasılıkla bu yanlış bilgi, uzun süredir düşük östrojen seviyelerinin kemik kaybına neden olduğu inancından kaynaklanmaktadır. Ancak birçok ülkede kadınlar, menopozla birlikte düşük östrojen seviyesi yaşamalarına rağmen, yaşamları boyunca sağlıklı kemiklerini korurlar. Östrojen osteoporozda kesinlikle ana neden değildir. Osteoporoz bir kadın hastalığı da değildir. Erkeklerde de osteoporoz oluşabilir ve gerekli önlemleri almak erkekler için de önemlidir.

6- Menopoz dönemine kadar osteoporoz konusunda endişelenmenize gerek yoktur.

Normalde 20’li yaşlarımızda en yüksek kemik kütlesine ulaşırız ve sonra bu kemik yoğunluğunu kaybetmeye başlarız. En erken kemik kaybı; zayıf yapılı, çölyak hastalığı olan, düzensiz adet döngüsü olan, yetersiz beslenen veya kortizon türü ilaç kullanan kadınlarda görülür. Osteoporoz konusunda önlem almak için hiçbir zaman erken ya da geç değildir.

7- Osteoporoz tedavisinde ilaç almaktan başka yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur.

Sağlıklı beslenmek, düzenli yapılan fiziksel aktiviteler ve düşme riskini önlemek gibi yollarla kemik sağlığını korumak ve kemikleri güçlendirmek çok önemlidir. Kemik sağlığını riske atacak nedenleri değerlendirmek ve tedavi etmek de bir o kadar önemli ve ciddi bir konudur. Buna rağmen osteoporoz gelişmiş kişilerin tedavisinde kullanılan, kemik yoğunluğunu arttıran çeşitli ilaçlar bulunmaktadır.

8-Osteoporoz tüm dünyada yaygındır.

Osteoporotik kırık oranları dünya çapında büyük farklılıklar gösterir ve belli faktörlerinin kemik kaybında önemli rol oynadığı açıktır. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

  • Yüksek düzeyde stres ve endişe
  • Egzersiz eksikliği
  • Yüksek kafein alımı
  • Belirli reçeteli ilaçların kullanımı
  • Hormonal düzensizlikler
  • Yetersiz beslenme
  • Yetersiz güneşlenme

9-Osteoporoz diğer sağlık sorunlarıyla bağlantılı değildir.

Yapılan araştırmalar, osteoporoz ile diğer hastalıklar arasında bağlantı olduğunu göstermektedir. Kemiklerinizi güçlendirdiğiniz zaman, daha sağlıklı, daha güçlü bir vücut inşa etmiş olursunuz. Kemik sağlığınız iyileştikçe, vücut zindeliğiniz, kas gücününüz, kan basıncınız ve kalp-damar sağlığınız da aynı şekilde iyiye gider.

10-Kemik kaybına dair herhangi bir belirti yoktur.

Pek çok kadın kemiği kırılıncaya kadar bir kemik sorunu olduğunu fark etmez. Fakat bu durum, kemik kaybının erken belirtilerinin olmadığını göstermez. Belirtiler arasında, diş etlerinin çekilmesi, kavrama gücünün zayıflaması, zayıf ve kırılgan tırnaklar, kramplar, kas ağrıları ve kemik ağrısı vardır. Kemik kaybı yaşayıp yaşamadığınızı öğrenmenin bir başka yolu ise, vücut pH seviyenizi ölçtürmektir. Vücudumuz sürekli olarak pH seviyesini dengede tutmaya çalışır ve bu denge için kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum gibi minerallere ihtiyaç duyar. Eğer bu mineraller vücut tarafından alınamıyorsa, vücut bunu sağlamak için kemik ve diğer dokulardan bu mineralleri almak zorunda kalır. Böyle bir durumda, kemik mineral yoğunluğu düşeceğinden kemik kaybı ve kemik kırığı riski de yükselecektir.

Kemik sağlığı, osteoporoz ve kırık riskleri hakkında doğru bilgilere sahip olmak çok önemlidir. Osteoporoz ile ilgili doğru ve kesin bilgiler ile birlikte, şimdi ve ömür boyu daha iyi kemiklere sahip olmak için harekete geçmekten çekinmeyin.

Kemik kırığı yaşama riskinizi bulmak için Kırılma Riski Değerlendirmesini yapabilirsiniz. Dünya Sağlık Örgütü tarafından Osteoporozda Kırık Riskini değerlendirmek açısından kabul gören, FRAX skoru, 40 yaş üstü erkekler ve menapoz sonrası kadınlarda 10 yıllık kırık olasılığını vermektedir. Elde edilen sonuç, 10 yıllık kalça kırığı ve majör bir osteoporotik kırık ( vertebra, önkol, kalça ya da omuz kırığı) geçirme olasılığını göstermektedir. 

FRAX ile elde edilen olasılık değeri kimi tedavi edeceğiniz hakkında yönlendirici olabilmekle birlikte kesin bilgi vermez, ilaç tedavisi kararı; muayene, klinik değerlendirme ve tetkik sonuçlarıyla uzman doktor tarafından verilmelidir

Kemik kas eklem sorunlarınız ile ilgili daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilir, kemik sağlığınızı korumada ilk adımı atabilirsiniz.

Randevu ve iletişim için bize ulaşın!

Yorum Yapın