turan turan

robotik cerrahi

robotik diz protezi

diz protezi

ortopedi ve travmatoloji
fizik tedavi ve rehabilitasyon
fizik tedavi fizik tedavi robotik cerrahi robotik cerrahi
tr
0224 222 0 777[email protected]

İçindekiler:

Siğil, insan papilloma virüsünün (HPV) neden olduğu bir cilt enfeksiyonudur. Siğil ciltte pürüzlü, cilt renginde yumruların oluşmasına neden olur. Siğile sebep olan HPV virüsü bulaşıcıdır. Siğiller en sık ellerde görülür, ancak ayaklarda, yüzde ve cinsel organlar çevresinde de görülebilir.

Ayak tabanındaki siğiller, genellikle yere temasın olduğu bölgelerde görülür. Basma sonucu oluşan basınç ile siğillerin tipik özelliği olan dışa doğru karnabahar gibi büyüme ayak tabanında olmaz ve kalın olan ayak tabanı derisi altına doğru büyüyerek sertleşir.

Siğil Türleri Nelerdir?

Siğilden etkilenen vücut kısımlarına göre farklı siğil türleri vardır.

Eller: Bu siğiller en sık görülen tip oldukları için yaygın siğiller olarak adlandırılırlar.

Yüz: Yüz ve alın bölgesinde görülür ve düz siğil olarak da bilinmektedirler.

Ayaklar: Ayak tabanlarında plantar siğiller görülür. Bu siğiller, ortasında küçük siyah noktalar bulunan nasırlara benzer. Genellikle ağrılıdırlar ve kümeler halinde oluşurlar.

Genital: Penis, vajina veya rektumda oluşan siğiller genital siğiller olarak adlandırılır. Bu siğiller cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon türüdür. Enfekte bir kişiyle olan cinsel temas yoluyla oluşur.

Tırnak altında ve tırnak çevresi siğilleri: Bu siğiller el ve ayak tırnaklarının altında veya çevresinde oluşur.

Siğiller Bulaşıcı Mıdır?

İnsan papilloma virüsü (HPV) tahriş olmuş veya küçük kesi cilt bütünlüğünün kaybolduğu yerden girerek deri enfeksiyonuna neden olur. Siğiller bulaşıcıdır. Virüs insandan insana veya vücudun farklı bölgelerinden şu yollarla yayılabilir:

-Elde ve ayaktaki siğil ile doğrudan temas

-Havlu, kapı kolu ve duş zemini gibi virüs bulaşmış yere temas etmek

-Cinsel ilişki yoluyla

Siğil Belirtileri Nelerdir?

 Ayak tabanında görülen siğil belirtileri ve semptomları şunları içerir:

 

  • Ayak tabanında veya parmaklarda küçük, etli, pürüzlü bir yüzeye sahip ve ortasında kökü olan ağrılı cilt lezyonları
  • Siğilin içe doğru büyümesi ile siğil kökünün görülebildiği ve etrafındaki ciltte kalınlaşma bağlı oluşan nasır dokusu
  • Genellikle siğil kökü veya çekirdeği olarak adlandırılan ancak aslında küçük, pıhtılaşmış kan damarları olan siyah noktalar
  • Yürürken veya ayakta dururken ağrı veya hassasiyet

Ayak Tabanında Görülen Siğillerin Risk Faktörleri Nelerdir?

Her yaş grubunda ve herkeste görülebilen ayak tabanı siğilleri:

-Çocuklar ve gençler

-Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler

-Daha önce ayak tabanında siğilleri olan kişiler

-Soyunma odaları gibi siğillere neden olan bir virüse maruz kalmanın yaygın olduğu yerlerde çıplak ayakla yürüyen insanlar daha sık görülebilir.

Siğillere Karşı Nasıl Korunabilirim?

 

Siğillerle doğrudan temastan kaçının. Bir siğile temas ettikten sonra ellerinizi dikkatlice yıkayın.

Ayaklarınızı temiz ve kuru tutun. Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı günlük olarak değiştirin.

Yüzme havuzlarında ve soyunma odalarında çıplak ayakla dolaşmaktan kaçının.

Sağlıklı cilt ve tırnaklarda kullanılan zımpara tahtası, sünger taşı veya tırnak makasını siğilleri temizlemek için kullanmayın.

Siğil Nasıl Tedavi Edilir?

Bağışıklık sisteminiz virüsle mücadelesi sonrası iki yıl içinde %60 oranında kendi kendine geçebilir. Siğiller yayılabileceğinden, ağrıya neden olabileceğinden ve görüntüsü rahatsızlık verdiğinden tedavi edilmesi gerekir.

Evde Hazırlanan Karışım ve Bitkisel İlaçlar ile Siğillerimi Tedavi Edebilir Miyim?

Siğil tedavisine eczanede reçetesiz satılan ilaçlar veya evde hazırlanan karışımlar ile tedavi etmeyi deneyebilirsiniz. Siğil üzerine domates, incir, sirke, limon kabuğu, diş macunu uygulamak gibi geleneksel tedaviler yapılmaktadır. Ancak bu tür tedaviler özellikle ayak tabanındaki siğillerin etrafında oluşan nasır dokusunu yumuşatıp rahatlama sağlıyor. Çoğu zaman siğilin kökünden iyileşmesi için yetersiz kalabilmektedirler.

Salisilik Asit

Salisilik asit, siğil etrafında oluşan nasır dokusunun katmanlarını birer birer ortadan kaldırarak çalışır. Bağışıklık sisteminizin siğille savaşma yeteneğini de uyarırlar. Siğil tedavisinde %10-40’lık yoğunluktaki hazır preparatlar siğil bölgesine uygulanır. Uygulama sırasında sağlam derinin korunması gerekir.  Çocuklarda düşük konsantrasyonlu salisilik asit kullanılması tercih edilmesi gerekir.

Kriyoterapi

Kriyoterapi adı verilen bir işlem sırasında siğilleri dondurmak için sıvı nitrojen uygulanır. Dondurulduktan sonra bir kabarcık oluşur. Sonunda, kabarcık ve siğil soyulur. Birkaç seans yapmak gerekebilir. Etki mekanizması siğilde hücre içi ve hücre dışındaki yapıları dondurarak hücre ölümü ile sonuçlanan soğuk hasardır. Kriyoterapi ile etken virüs ölmez, fakat tedavi edilen siğildeki hasara uğrayan hücrelerden serbest kalan virüse karşı immun yanıt gelişimi olur. Kriyoterapi tedavisi lezyonlar kaybolana kadar 1-3 hafta aralıklarla uygulanır.

Lazer

Siğilin içindeki küçük kan damarlarını ısıtmak ve yok etmek için lazer ışığı kullanır. İşlem kan akışını keserek siğilleri öldürür.

Siğil Tedavisinde Mikrodalga (Swift) Uygulaması

Mikrodalga (Swift), plantar siğillerin giderilmesinde son derece etkili olduğu kanıtlanmış, FDA Onaylı bir teknolojidir. Siğil üzerine özel bir prob aracığıyla uygulanan düşük doz mikrodalga enerjisi (mikrodalga fırındaki enerjinin %1 kadar) ile vücutta doğal bir bağışıklık tepkisini uyararak siğile neden olan HPV virüsünü hedefleyen ve etkili bir şekilde tedavi eden yeni bir yöntemdir.

Mikrodalga ile Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

4 hafta arayla 3 ile 4 seans bulabilen mikrodalga tedavi yönteminde siğil üzerinde kalınlaşmış nasır dokusu sağlam cilt korunarak temizlenir. Bu işlem sonrası özel prob yardımı ile mikrodalga uygulaması (2 saniye süreyle 5 atım) yapılır. İşlem öncesi lokal anestezi uygulaması gerekmez.  Seans sonrası pansuman ve sargı yapılmasına gerek olmayıp, hastalar günlük aktivitelerine devam edebilir.

Mikrodalga ile Yapılan Siğil Tedavisinde Ağrı Olur Mu?

Mikrodalga (Swift) teknolojisi ile siğil tedavisi sırasında ciltte oluşan bir çizik veya iğne yapılan yerdeki oluşan acı gibi kısa süren ağrı olur. Ağrı, hastanın ağrı eşiği ve siğilin büyüklüğüne göre değişken olsa da, doku sıcaklığı 2 saniyelik bir enerji dozu ile hızla yükseldiği için hasta tipik olarak bir miktar rahatsızlık hisseder. Ağrı, uygulamanın ardından hemen azalır ve işlem sonrası çok hafif ağrı olur.

Siğil Tedavisinde Mikrodalga ile Yapılan Tedavi Güvenli Mi?

Mikrodalga ile tedavi 30 yılı aşkın bir süredir tıpta farklı tedavi protokollerinde kullanılan etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemidir. Mikrodalgalar iyonlaştırıcı olmayan bir radyasyon şeklidir, insan DNA’sına zarar veremezler. Mikrodalgalar, elektromanyetik spektrumda radyo dalgaları ve kızılötesi dalgalar (300MHz ve 300GHz arasındaki herhangi bir frekansta – Swift ise 8GHz’de çalışır) arasında yer alır. Mikrodalga (Swift) diğer elektromanyetik enerji formlarıyla karşılaştırıldığında daha düşük enerji seviyelerine ulaşır. Swift mikrodalga tedavisi, DNA’ya zarar vermek yerine yalnızca su moleküllerini hareketlendirip ve su molekülleri arasında sürtünme olmasını sağlayabilecek kadar enerji sağlar. Bu enerji miktarı çoğu lazer ve elektrokoter tedavisinde ciltte uygulanan enerjiden daha az enerji iletir.

Kullandığımız Mikrodalga Fırın ile Siğil Tedavisinde Kullanılan Mikrodalga Aynı Mı?

Mutfakta kullandığımız mikrodalga fırınlarda mikrodalga enerjisini kullanarak çalışırlar. Isıtmak amacıyla mikrodalga fırın içerisine konulan gıdaların içindeki su molekülleri hareketlenip moleküller arasında oluşan sürtünme sonrası ortaya çıkan enerji ile fırındaki gıdalar ısınır. Ancak siğillerde kullanılan mikrodalga tedavisine (Swift) göre 100 kat daha çok enerji kullanırlar.  Siğil tedavisinde kullanılan mikrodalga uygulamasında daha düşük enerji ve özel prob yardımı ile direkt siğil bölgesine uygulama imkânı sağlar.

Günlük Hayatımızda Karşılaştığımız Mikrodalgalar Nelerdir?

Mikrodalga fırın haricinde Wi-Fi, cep telefonları, bluetooth ve kablosuz telsiz telefonlar da kısa mesafede veri göndermek için mikrodalga kullanırlar.  Ayrıca, çoğu uydu iletişim sistemi (GPS navigasyon sistemleri dahil) mikrodalgaların kullanımına dayanmaktadır. Mikrodalgalarla her gün bildiğimizden daha fazla şekilde etkileşime halindeyiz.

 

Yorum Yapın