İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için KVKK inceleyiniz. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Omurga Ameliyatları Neden En Çok Korkulan Ameliyatlardır?

Turan&Turan > Omurga > Omurga Ameliyatları Neden En Çok Korkulan Ameliyatlardır?
omurga_ameliyatı_riskleri-Kapak

Omurga ameliyatı, felç ve sinir yaralanması gibi riskler nedeniyle en çok endişe duyulan cerrahi işlemlerden biridir. Omurga, birbiri üzerine dizilmiş 33 ayrı kemikten (omur kemikleri), eklemler, diskler, omurilik ve sinirler gibi hassas yapılardan oluşan karmaşık bir sistemdir. Skolyoz ameliyatı gibi çeşitli omurga eğrilikleri vehastalıklarının tedavisi için dünya genelinde yılda 5 milyona yakın omurga ameliyatı gerçekleştirilir (1). Bu hassas yapı üzerinde uygulanacak her türlü cerrahi işlemin de oldukça hassas ve güvenilir tekniklerle bu alanda uzman cerrahlar tarafından yapılması önemlidir. Omurganın ana kan damarları ve sinirlere yakınlığı omurga ameliyatı risklerini ve olası komplikasyonlarını hastalar için endişe verici hale getirir.

Omurga ameliyatlarındaki zorlukları aşmak, sinir yaralanması ve felç gibi ciddi komplikasyonları, enfeksiyon gibi riskleri önlemek için cerrahi teknik ve teknolojiler sürekli geliştirilmektedir. Güvenilir ve hassas ameliyatlar için gelinen son nokta ise robotik omurga cerrahisidir.

Robotik omurga cerrahisi, günümüzde dünyanın önde gelen cerrahi merkezlerinde uygulanan son teknolojilerden biridir. Yapılan klinik araştırmalar, robotik omurga cerrahisinde vida yerleştirme gibi hassas işlemlerin %98 ve üstünde doğruluk oranıyla yapıldığını belirtiyor (2,3). Bu da, hem hastalar hem cerrahlar açısından robotik teknolojinin omurga cerrahisinde yeni bir dönem başlattığını açıkça gösteriyor.

Robotik omurga cerrahisi geçmiş yıllarda ülkemizde de bir araştırma çalışması için yaklaşık 27 hastada uygulanmış ancak devamında yaygın kullanıma geçilmemiştir. Uzmanlık alanı tamamen ortopedi olan ve bu alandaki tüm gelişmelerin yakından takip edildiği Turan&Turan Kemik Kas Eklem Sağlığı merkezimizde omurga hastalıklarında uzman hekimlerimiz tarafından robotik omurga ameliyatlarını Türkiye’de yaygın uygulamaya geçen ilk ve tek klinik olarak hizmet veriyoruz.

Omurga sağlığıyla ilgili sorunlarda cerrahi tedavi gereken hastaların omurga cerrahisi, riskleri ve ameliyat seçenekleri hakkında bilgi sahibi olmasını önermekteyiz. 

İçindekiler

Omurga Ameliyatı Nedir?

Omurga ameliyatı, kafatasının hemen altından kuyruk sokumuna kadar uzanarak vücudu destekleyen omurga ve ilişkili yapılar üzerinde gerçekleştirilen her türlü cerrahi girişimi ifade etmektedir. Bel fıtığı, omurga eğrilikleri ve skolyoz ameliyatı, dar kanal hastalığı, bel kayması gibi birçok durum omurga cerrahisi alanına girebilir. Omurga; omur kemikleri, diskler, sinirler ve omurilikten oluşur. Kas-iskelet sisteminin farklı kısımlarını bağlayarak vücudu desteklerken oturmak, ayakta durmak, yürümek ve eğilmek gibi hareketlerin esnek şekilde yapılmasını sağlar.  

Omurgamız, omur adı verilen üst üste sıralanmış ve birlikte tüm vücudu destekleyen 33 küçük kemikten oluşur. Her omur arasında, basıncı emmeye yardımcı olarak yastık görevi gören ve kemiklerin birbirine sürtünmesini engelleyerek omurları koruyan disk adı verilen yumuşak, jel benzeri yapılar bulunur. Omurga, kemikleri birbirine bağlayan bağlar ve kasları kemiklere bağlayan tendonlar tarafından desteklenir. Omurga yapısında bulunan faset eklemler, diz veya diğer eklemlerde olduğu gibi, omur kemiklerini bir arada tutar (Resim 1).

 

sırt-omurları
Resim 1. Omurga yapısı

Omurilik; merkezi sinir sisteminin bir parçası olup omurga kanalının içinde belimize kadar uzanır ve beyinden vücudun geri kalanına hareketlerimizi kontrol etmeyi sağlayan mesajlar taşır. 31 çift sinir kökü omurlar arasındaki boşluklardan (nöral foramen) ayrılarak beyin ve kaslar arasında mesajların taşınmasını sağlar (Resim 2). Bu nedenle, omurilikte meydana gelecek herhangi bir hasar felç ile sonuçlanabilen ciddi durumlara yol açabilir.

Resim 2. Omurilik, omurga kanalının içinde boyundan bele kadar uzanır. Omurlar arasından ayrılan sinirler beyin ve vücudun diğer bölümleri arasında hareketleri kontrol etmeyi sağlayan mesajlar taşır.
Resim 2. Omurilik, omurga kanalının içinde boyundan bele kadar uzanır. Omurlar arasından ayrılan sinirler beyin ve vücudun diğer bölümleri arasında hareketleri kontrol etmeyi sağlayan mesajlar taşır.

Omurga yapısında ani gelişen akut sorunlar ve süreç içerisinde yavaş ilerleme gösteren kronik sorunlarla karşılaşılabilir. Travmaya bağlı yumuşak doku yaralanmaları, kırıklar, kırıklı çıkıklar, yumuşak fıtıklar (herniye diskler) ve bazı enfeksiyonlar akut sorunlara örnek verilebilir. Omurganın stres kırıkları, omurga kaymaları, kanal daralmaları (dar kanal hastalığı), sert fıtıklar ve geç dönemde ortaya çıkan skolyoz gibi omurga şekil bozuklukları (omurga eğrilikleri) ise omurganın kronik sorunlarıdır ve omurga yaşlanmasının sonuçlarıdır. Bunlar dışında doğumsal veya sonradan ortaya çıkabilen skolyoz ve kifoz (kamburluk) omurganın önemli sorunlarındandır. Tüm bu durumlarda sorunun kaynağına, şiddetine, hastanın yakınmalarına ve sorunun hastada oluşturduğu bulgulara göre omurga ameliyatı bir gereklilik halini alabilir.

Omurganın oldukça karmaşık, hassas ve hayati yapısı omurga cerrahisinin zorluğunu ve önemini artırmaktadır. Bu nedenle, omurga cerrahisinde kullanılan yöntemler güvenilirliği artırmak için sürekli geliştirilmektedir.

Hangi Omurga Hastalıkları İçin Omurga Ameliyatı Uygulanır?

Doğuştan gelen omurga hastalıkları, omurga eğrilikleri (skolyoz ve kifoz) gibi omurganın yapısal bozuklukları (deformiteler), enfeksiyon, fıtıklaşmış disk veya tümör gibi birçok durumda omurga ameliyatı uygulanabilir. Ortopedik sorunların birçoğunda olduğu gibi omurga sağlığını etkileyen rahatsızlıklarda da ameliyat her zaman ilk seçenek olarak değerlendirilmez.

Omurga cerrahisine karar verilmeden önce fizik tedavi ve egzersizler, ilaç tedavisi, omurga enjeksiyonları gibi yöntemler önerilebilir. Ancak, bu tedavilere rağmen yakınmalarınız hala devam ediyorsa, bel, bacak ve boyun ağrısı gibi belirtilere ateşlenme eşlik ediyorsa, kol ve bacaklara yayılan güçsüzlük, bağırsak ve mesane kontrolü sorunları (idrar tutamama gibi), günlük hareketleri zorlaştıran ağrılar söz konusuysa omurga ameliyatı düşünülür.

Omurga sağlığını etkileyen ve ameliyat gerektirebilen omurga hastalıkları genellikle şunlardır:

  • Spina bifida (ayrık-açık omurga) gibi doğuştan gelen omurga kusurları,
  • Ankilozan spondilit (omurgayı etkileyen iltihaplı romatizmal hastalık) gibi artritik durumlar,
  • Omurga eğrilikleri (skolyoz ve kifoz gibi),
  • Spinal stenoz (dar kanal hastalığı) ve siyatik gibi sinirleri etkileyen durumlar,
  • Omurga kırıkları,
  • Fıtıklaşmış diskler (bel ve boyun fıtığı gibi),
  • Omurilik yaralanmaları,
  • Enfeksiyon,
  • Omurga tümörleri ve kanser.

Omurga ameliyatları oldukça ciddi bir cerrahi süreçtir. Güvenilir yöntemlerle en iyi sonuca ulaşabilmek için omurga cerrahisinde uzman, gelişmiş teknolojik alt yapıya ve deneyime sahip bir cerrahi ekibin ameliyatı gerçekleştirmesi önemlidir.

Omurga Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Omurga ameliyatı; geleneksel yöntemlerle yapılan açık ameliyatlar, minimal girişimsel teknikler ve günümüzde dünyanın seçkin kliniklerinde uygulanan robotik omurga cerrahisi ile yapılmaktadır.

Açık ameliyat yöntemi genellikle omurga ve ilgili yapılara ulaşmak için büyük bir cerrahi kesi ile yapılan işlemleri içerir (Resim 3). Daha büyük kesiler, uzun ameliyat süresi, omurga ameliyatı sonrası iyileşme ve hastanede yatış süreleri, yan etkiler ve olası riskler açık yöntemle yapılan omurga cerrahisini hem hastalar hem cerrahlar için zorlaştırabilir.

Resim 3. Açık ameliyat yönteminde omurga ve ilgili diğer yapılara ulaşmak için daha büyük kesiler uygulanır, daha zorlu bir cerrahi süreçtir.
Resim 3. Açık ameliyat yönteminde omurga ve ilgili diğer yapılara ulaşmak için daha büyük kesiler uygulanır, daha zorlu bir cerrahi süreçtir.

Minimal girişimsel tekniklerde (minimal invaziv omurga cerrahisi) ise ortopedi cerrahı daha küçük ameliyat kesileri ve küçük cerrahi aletler yoluyla omurgaya ulaşır. Açık ameliyat yöntemlerine göre omurga ameliyatı sonrası daha hızlı iyileşme, yumuşak dokuların korunması, hastanede daha kısa kalış süresi gibi faydaları bulunmaktadır/

Omurga cerrahisinde kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır:

  • Spinal füzyon: Dejeneratif disk hastalığı, spondilolistezis (bel kayması), spinal stenoz (dar kanal hastalığı) ve kırıkların tedavisinde kullanılan omurga cerrahisi yöntemidir. Omurgayı oluşturan kemiklerin yani omurların iki veya daha fazlasının aralarında hareketi önlemek için kalıcı olarak birleştirmesiyle yapılan bir işlemdir.
  • Laminektomi: Omurganın dar kanal hastalığı için yaygın uygulanan bir yöntem olup omurilik kanalında daha fazla boşluk yaratarak sinir kökleri üzerindeki baskı hafifletilir.
  • Diskektomi: Omurlar arasındaki yırtılmış veya fıtıklaşmış diskin çıkarılması için uygulanan bir yöntemdir. Merkezimizde, omurga cerrahisinin son teknolojilerinden biri olan endoskopik diskektomi yöntemiyle kas, bağ ve tendonları zedelemeden ve çevre dokularda minimum hasar ile kapalı bel fıtığı ameliyatlarını gerçekleştirmekteyiz (Resim 4).
  • Kifoplasti: Vertebroplasti olarak da adlandırılan bu yöntem omurlardaki çökme kırıklarının tedavisinde uygulanmaktadır.
Resim 4. Minimal girişimsel yöntemlerle yapılan omurga cerrahisinde daha küçük kesiler yoluyla ve çevre dokulara hasar vermeden ameliyat gerçekleştirilir.
Resim 4. Minimal girişimsel yöntemlerle yapılan omurga cerrahisinde daha küçük kesiler yoluyla ve çevre dokulara hasar vermeden ameliyat gerçekleştirilir.

Omurgada meydana gelen hasara göre daha farklı cerrahi yöntemler de uygulanabilir. Ancak, omurga ameliyatlarında kullanılan her yöntemin çeşitli riskleri ve faydaları olabileceği unutulmamalıdır. Omurga ameliyatı risklerini en aza indirmek için günümüzde gelinen en son nokta robotik omurga cerrahisidir.

Robotik omurga cerrahisi ile omurga ameliyat esnasında kullanılan vidaların ve diğer cerrahi ekipmanların en hassas şekilde yerleşimini gerçekleştirmekteyiz. Bu da ameliyatın son derece güvenilir geçmesini ve omurga cerrahisi ile ilişkili risklerin azalmasını sağlamaktadır.

Omurga Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her ameliyat gibi omurga cerrahisi de oldukça ciddi bir karardır. Cerrahi bir operasyon geçirecek kişilere baktığımızda el, diz, kalça veya omuz ameliyatı gibi ortopedik ameliyatlara karar aşamasının omurga ameliyatlarından daha kolay alındığı görülür. Omurga ameliyatları söz konusu olduğunda ise felç ve sinir yaralanması gibi komplikasyonlar ve olası riskler hastaların en büyük endişe kaynağı olmaktadır. Omurga ameliyatı riskleri yalnızca hastalar için değil zaman zaman cerrahlar için de zorlayıcı bir faktör olabilir.

Omurga cerrahisi; merkezi sinir sisteminin bir parçası olan omuriliğe ve ana kan damarlarına anatomik yakınlığı nedeniyle yüksek hassasiyet ve deneyim gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle, omurga üzerinde gerçekleştirilen cerrahi işlemlerde komplikasyonlar daha ciddi olabilir.

Hastanın genel sağlık durumu ve yaşı, tıbbi geçmişi, daha önceden geçirmiş olduğu ameliyatlar ve kullandığı ilaçlar gibi çeşitli faktörler omurga ameliyatı riskini etkilemektedir.

Omurga ameliyatı risklerinden bazıları şunlardır:

  • Anestezi komplikasyonları: Omurga cerrahisi genellikle hastanın cerrahi işlem sırasında tamamen uyutulduğu genel anestezi ile yapılmaktadır. Hastaların ameliyat öncesi kontrolleri sağlandığından ve anesteziye uygunluğu tespit edildiğinden genel anesteziyle ilişkili riskler nadirdir. Ancak, ameliyat esnasında ilaçlara verilen tepkilerden kaynaklı sorunlar, kalp krizi, felç, beyin hasarı gibi riskler nadir de olsa bulunur.
  • Derin ven trombozu (DVT): Bacaklardaki damarlarda kan pıhtısı oluşumu olarak bilinen derin ven trombozu birçok cerrahi işlem için risk faktörüdür. Ameliyattan sonra vücut kanamayı durdurmak için pıhtılaşma mekanizmasını aktif olarak kullanır. Kan pıhtısının akciğerlere ulaşması buradaki kan akışını engelleyerek pulmoner emboli denilen ve hayati risk yaratan duruma neden olabilir.
  • Enfeksiyon: Çoğunlukla her cerrahi işlem için risk faktörü olan enfeksiyon nadir de olsa cerrahi kesi bölgesinde veya daha derine yayılarak omurilik ve omur çevresindeki alanlarda meydana gelebilir. Ağrı, ateş, ameliyat bölgesinde kızarıklık ve akıntı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmanız önemlidir.
  • Akciğerler ile ilişkili riskler: İyileşmeye çalışan vücut dokularına bol miktarda oksijen sağlanması önemlidir. Omurga ameliyatı sonrası anestezi etkisi ve hareketsizlik gibi nedenler akciğerlerin düzgün çalışmasını etkileyebilir. Ameliyattan sonra doktorunuz sık sık derin nefes almanız gibi önerilerde bulunabilir.
  • Kanama: Omurga anatomik yapısı nedeniyle kan damarlarına yakın bulunur. Bu nedenle, cerrahi işlemler esnasında kan damarlarında yaralanma ve kan kaybı riski söz konusu olabilir. Omurga cerrahisinde kullanılan hassas ameliyat teknikleri ile kanama riski azaltılabilir.
  • Sinir ve omurilik yaralanması: Omurga cerrahisinde en çok endişe duyulan risklerden biri sinirlerin ve omuriliğin ameliyat esnasında hasar görmesidir. Omurilik, sinirsel iletim sayesinde vücut hareketlerinin kontrolünü sağlar. Bu nedenle, omuriliğin belirli bir bölgesinin hasar görmesi o alandaki sinir iletimini tamamen engelleyebilir.

Omurga Ameliyatı Sonrası Felç Riski Var Mıdır?

Omurga ameliyatı sonrası felç riski hastaların en büyük tedirginliği olmaktadır. Omurga içerisinde uzun bir lif demeti gibi uzanan omuriliğimiz; omurilik kanalından geçen milyonlarca sinir lifinden oluşan bir kolon olarak düşünülebilir. Omurilikteki sinir lifleri, omurlar arasındaki küçük açıklıklardan geçen bir çift sinir kökü oluşturarak dallanır.

Omuriliğin her bölgesindeki bu sinirler vücudun belirli bölümlerine bağlanır. Örneğin; servikal omurga sinirleri üst göğüs ve kollara, torasik omurga sinirleri göğüs ve karın bölgesine, lomber omurga sinirleri bacaklara, bağırsak ve mesaneye ulaşır. Bu sinirler vücudun tüm organlarını ve bölümlerini kontrol ederek hareketlerimizi yönetmemizi sağlar. Bu nedenle, ameliyat esnasında omuriliğin belirli bir bölümüne verilen hasar hangi sinirlerin etkilendiğine bağlı olarak vücudun belirli bölgelerinde felce neden olabilir.

Ancak, günümüzde omurga cerrahisinde modern tekniklerin kullanımı ve robotik teknolojilerin gelişimi sayesinde bu riskler en aza inmektedir. 

Omurga Ameliyatlarında Yeni Dönem: Robotik Omurga Cerrahisi

Omurga cerrahisinde omurilik, sinirler ve kan damarları gibi hayati öneme sahip dokulara oldukça yakın bölgelerde cerrahi işlemler gerçekleştirilir. Bu nedenle, olası risklerden ve komplikasyonlardan kaçınmak için omurga cerrahisi son derece hassas ve kesin doğrulukta yapılmalıdır.

Omurga ameliyatlarındaki bu zorluğun aşılması, cerrahi işlemlerin yüksek doğrulukla ve düşük komplikasyon riskiyle yapılması için kullanılan teknik ve teknolojiler sürekli geliştirilmiştir. Günümüzde omurga ameliyatlarında yüksek doğruluk ve güvenilirlik için gelinen en son nokta robotik teknolojinin omurga cerrahisinde kullanılmaya başlanmasıdır. İlk omurga robotu 2004 yılında onay aldığından beri robotik sistemler sürekli geliştirilmeye devam etmektedir. Robotik omurga cerrahisi, ameliyatın yüksek hassasiyet ve planlama ile yapılmasına, böylece ameliyatla ilişkili felç gibi risklerin en aza indirilmesine yardımcı olur. Ortopedi cerrahı bilgisayar, özel bir yazılım ve cerrahi aletlerden oluşan robotik sistemi kullanarak omurga üzerinde ameliyatı tam olarak nerede ve nasıl gerçekleştireceğini planlar. Daha sonra robotik kol yardımıyla hasta anatomisi 3-boyutlu olarak görselleştirilir. Bu görüntü üzerinden ameliyatta kullanılacak implant ve vidalar gibi cerrahi aletlerin konumlarını takip ederek en doğru şekilde yerleştirilmesini sağlar (Resim 5).

Resim 5. Robotik omurga cerrahisi, 3- boyutlu görselleştirme sayesinde ameliyatta kullanılacak bileşenlerin en hassas şekilde konumlandırılmasını sağlar.
Resim 5. Robotik omurga cerrahisi, 3- boyutlu görselleştirme sayesinde ameliyatta kullanılacak bileşenlerin en hassas şekilde konumlandırılmasını sağlar.

Robotik sistemin rehberliği, cerrahınızın ameliyat planını kesin doğrulukta yürütmesine ve ameliyatı en hassas şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olur. Robotik omurga cerrahisi, omurga ameliyatlarındaki zorlukları aşmak, felç ve sinir yaralanması gibi risklerin önüne geçmek için geliştirilmiş bir teknolojidir. Omurga ameliyatı risklerinden biri pedikül vidaları denilen cerrahi vidaların omurgaya yerleştirilmesi sırasında yaşanılan zorluklardır. Pedikül vidaları, omurga cerrahisinde birçok işlem için yaygın olarak kullanılmaktadır. Omurgayı sabitlemek, omurgadaki yapısal bozukluğu düzeltmek, omurları bir arada tutarak omurganın bir kısmını hareketsiz hale getirmek için kullanılabilir (Resim 6).

Resim 6. Omurga cerrahisinin zorluklarından biri omurgayı sabitlemek ve omurları bir arada tutmak gibi çeşitli amaçlarla kullanılan pedikül vidalarının konumlandırılmasıdır.
Resim 6. Omurga cerrahisinin zorluklarından biri omurgayı sabitlemek ve omurları bir arada tutmak gibi çeşitli amaçlarla kullanılan pedikül vidalarının konumlandırılmasıdır.

Vida yerleştirme aşamasında cerrah doğru derinliği ve açıyı en hassas şekilde ayarlamalıdır. Aynı zamanda pedikül vidalarının yerleşimi yakın konumda bulunan omurilik, sinirler ve kan damarlarına da hasar vermemelidir. Vidaların yanlış konumlandırılması ciddi risklere ve ikinci bir ameliyata yani revizyon cerrahisine yol açabilir. Bu nedenle, omurga cerrahisinde pedikül vidaların doğru yerleştirilmesi teknik olarak zor ve hassas bir işlemdir.

Robotik omurga cerrahi sistemi doktora rehberlik ederek pedikül vidaların en doğru konumda yerleştirilmesine olanak tanır (Resim 7). Böylece, daha az doku travması, daha az kan kaybı, ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme gibi faydalar sağladığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir (4-6).

Robotik omurga cerrahisinin faydaları şunlardır:

  • Ameliyatın yüksek doğruluk ve hassasiyetle gerçekleştirilmesi
  • Sinir yaralanması, felç gibi risklerin en aza indirilmesi
  • Hasta anatomisine uygun ameliyat planlaması
  • Omurga ameliyatı sonrası iyileşme sürecinin daha hızlı olması
  • Daha az ağrı
  • Hastanede daha kısa yatış süresi
  • Ameliyat sonrası yüksek hasta memnuniyeti
Resim 7. Robotik cerrahi teknolojisi, omurga ameliyatlarında vida yerleşiminin en doğu konumda yapılmasını sağlar.
Resim 7. Robotik cerrahi teknolojisi, omurga ameliyatlarında vida yerleşiminin en doğu konumda yapılmasını sağlar.

Omurga cerrahisine ihtiyaç duyuyorsanız karar vermeden önce mutlaka doktorunuzla konuşmalı, olası riskleri ve seçeneklerinizi değerlendirmelisiniz. Omurga cerrahisinde komplikasyonlar nadir görülse de bu konuda bilgi sahibi olmak ve ciddi riskleri göz önünde bulundurmak önemlidir. Robotik omurga cerrahisi gibi modern ameliyat yöntemleri, bu risklerin önüne geçmek için büyük yarar sağlamaktadır.

Robotik omurga cerrahisi, dünyanın önde gelen kliniklerinde uygulanan yeni nesil bir teknolojidir. Ortopedide robotik cerrahi uygulamalarının merkezi haline gelen Turan&Turan Kemik Kas Eklem Sağlığı, Robotik Omurga Cerrahisini Türkiye’de gerçekleştiren tek kurum olarak hizmetinizdedir.

Omurga sağlığınızla ilgili sorunlar ve robotik omurga cerrahisi hakkında ayrıntılı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.

Randevu için tıklayınız

Yorum Yapın