fbpx
İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için KVKK inceleyiniz. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Kapalı Ayak Ameliyatı: Perkütan Yöntem ve Avantajları

Son Güncelleme:
Turan&Turan > Ayak > Kapalı Ayak Ameliyatı: Perkütan Yöntem ve Avantajları
Perkütan Nedir? Ayak Ameliyatı

Ayak ağrıları ve ayak bileği sorunlarına çare arayan hastalar için, cerrahi müdahale adeta bir dönüm noktasıdır. Uzun yıllardır standart tedavi yöntemi olarak kabul edilen geleneksel ayak ameliyatları, iyileşme süreçlerinin uzunluğu, olası komplikasyon riskleri ve ameliyat sonrası sıklıkla yaşanan ayak ağrıları nedeniyle hastaları endişelendirmektedir. Bu tedirginlikler, ayak ağrılarından muzdarip olan birçok kişinin tedaviye başlama konusunda tereddüt etmesine veya bazı durumlarda tedaviden tamamen vazgeçmesine yol açabilir.

Ancak, tıptaki büyük yenilikler sayesinde bu endişelendiren durumlar yavaş yavaş değişmekte. Minimal invazif cerrahi, yani küçük kesilerle yapılan müdahaleler, ayak ve ayak bileği ameliyatlarında önemli farklar yaratmaktadır. Günümüzde, ayak ve ayak bileği ameliyatları, perkütan adı verilen yeni bir yöntemle kapalı olarak yapılmaktadır. Bu minimal invazif Perkütan tekniği, geleneksel operasyonlara kıyasla hastalar için birçok avantaj sağlamaktadır.

Bu yazıda, ayak ve ayak bileği ameliyatlarında kullanılan minimal invazif Perkütan tekniği hakkında detaylı bilgiler sunulacak; Perkütan nedir, Perkütan ameliyatı nasıl uygulanır ve ayak ile ayak bileği ameliyatlarında hangi yenilikler ve avantajlar sunmaktadır.

Yazı, ayak ameliyatı olmayı düşünenler ya da bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenler için faydalı bir kaynak olacaktır. Okumaya devam edin ve ayak-ayak bileği tedavilerinde minimal invazif kapalı Perkütan ameliyatının farkını keşfedin.

Perkütan Nedir?

Perkütan” kelimenin kök anlamına bakıldığında “deri geçişli” anlamına gelmektedir. Peki tıp alanında, perkütan nedir? Perkütan cerrahi, deri yoluyla iç dokulara delici bir giriş yapılarak gerçekleştirilen işlemleri ifade eder.

Bu yöntem kapalı ameliyat olarak da adlandırılabilir ve minimal invaziv bir tekniktir. Radyoloji, kardiyoloji ve ortopedi gibi çeşitli tıbbi alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle ortopedi alanında, ayak ve ayak bileği ameliyatları yüksek başarı oranı ve hasta memnuniyeti ile bu teknikle uygulanmaktadır.

Perkütan yöntemde, küçük bir alanda işlem yapabilmek için özel olarak geliştirilmiş aletler kullanılır. Bu özel aletleri kullanabilmek için cerrahların ek eğitim alması gerekmektedir; yani her cerrahın uygulayabileceği bir işlem değildir. Ayak ameliyatlarında, bu yöntemi uygulayacak olan ortopedi doktorların, tüm ayak cerrahisi tekniklerini bilmeleri ve yeterli tecrübeye sahip olmaları şarttır. Ayrıca, perkütan yöntemin uygulamalı eğitimini de almaları gerekmektedir.

Kapalı Perkütan ameliyat işlemler, geleneksel açık cerrahiye kıyasla daha az ağrı, daha kısa iyileşme süreleri, daha az yara izi ve daha düşük enfeksiyon riski sunmaktadır. Bu sebeplerle son yıllarda hem hastalar hem de cerrahlar tarafından giderek daha fazla tercih edilmektedir.

Ayak Ameliyatında Perkütan Yöntem Nasıl Uygulanır?

Perkütan yöntemle yapılan ayak ve ayak bileği ameliyatları, diğer ayak ameliyatı tekniklerine göre bazı özel farklılıklar taşır. Bu yöntemin temel özellikleri ve uygulama aşamaları şöyle sıralanabilir:

Minimal Kesiler

Perkütan teknik, ayak ve ayak bileği dokularına en az zarar vermek amacıyla, 3-5 mm’lik dört adet küçük cilt kesi ile gerçekleştirilir. Bu küçük kesiler sayesinde doku hasarı en aza indirgenir ve iyileşme süreci hızlanır.

Minimal İnvasif ayak ameliyatı - Perkütan Teknik

Özel Alet ve Ekipman Kullanımı

Bu yöntemde, cerrahi işlem sırasında özel aletler ve ekipmanlar kullanılır. Bu aletler, küçük kesiler aracılığıyla gerekli müdahalelerin yapılmasını sağlar ve cerrahın daha hassas ve kontrollü bir şekilde operasyonu gerçekleştirmesine olanak tanır.

Bölgesel Anestezi

Perkütan yöntemde çoğunlukla bölgesel anestezi tercih edilir. Bölgesel anestezi, genel anesteziye göre anesteziye bağlı komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır, hastanın ameliyat sonrası daha hızlı ayılmasını ve ağrı yönetiminin daha etkin yapılmasını sağlar.

Floroskopi Kullanımı

floroskopi cihazı kullanımı - Perkütan Teknik

Ameliyat sırasında, ortopedi doktorunun cerrahi işlemin ilerleyişini ve vidaların sabitlenmesini doğru bir şekilde izleyebilmesi için floroskopi cihazı kullanılır. Floroskopi, gerçek zamanlı görüntüleme sağlayarak hem yumuşak doku hem de kemik işlemlerinin doğru yapılmasını garanti eder. Bu, özellikle kemik kesiler (osteotomi) ve sabitleyicilerin (vida, plak, tel gibi) yerleştirilmesi gibi işlemler için kritik öneme sahiptir.

Küçük Dikişler ve Kapama

Cilt kesiler, küçük ve çözünebilir dikişler ile kapatılır. Bu yöntem, iyileşme sürecini hızlandırır ve enfeksiyon riskini azaltır.

Sonrası Bakım

Ameliyatın tamamlanmasının ardından, genellikle sadece bandaj ve sargı uygulanır.

Kapalı Ayak Ameliyatın Avantajları

Kapalı Ameliyatın Avantajları- Perütan Yöntem

Perkütan yöntemi ile yapılan kapalı ameliyatlar, ayak bileği ve ayak ameliyatları gerektiren durumlarda, açık yöntemlere göre sağladığı avantajlar nedeniyle tercih edilen bir yöntemdir. İşte bu yöntemin ana faydaları şunlardır:

  1. Minimum Yara İzi: Perkütan cerrahi, genellikle birkaç milimetre uzunluğunda çok küçük kesikler gerektirdiğinden, yara izi minimum düzeydedir. Perkütan yöntemin minimal invaziv yaklaşımla gerçekleştirildiğinde, yara izlerini azaltarak daha estetik bir görünüm sağlar.
  2. Ameliyat Sonrası Azalan Ağrı ve Rahatsızlık: Kapalı ameliyatlar, kullanılan küçük kesikler sayesinde, geleneksel açık ameliyatlara kıyasla genellikle daha az ağrı ve rahatsızlığa neden olur. Bu, ağrı kesici ihtiyacını azaltabilir ve daha konforlu bir iyileşme süreci sağlar.
  3. Daha Hızlı İyileşme: Perkütan cerrahi ile ayak ameliyatı olan hastalar genellikle daha hızlı iyileşir. Bu yöntem, hastaların normal aktivitelere daha erken dönmesine olanak tanır.
  4. Çevre Dokulara Daha Az Zarar: Perkütan yöntemin hassasiyeti, çevredeki kaslar, tendonlar ve diğer yumuşak dokulara minimum hasar verilmesi anlamına gelir.
  5. Enfeksiyon Riskinin Azalması: Daha küçük kesikler, ameliyat sonrası enfeksiyon riskini önemli ölçüde düşürür.
  6. İyileşmiş Fonksiyonel Sonuçlar: Çevre dokulara ve yapılarına daha az travma ile hastalar genellikle daha iyi fonksiyonel sonuçlardan faydalanır. Bu, cerrahi sonrası ayak ve ayak bileğinde daha fazla hareket ve esneklik korunmasını içerir.
  7. Daha Kısa Hastane Yatışları: İşlemin minimal invaziv doğası ve daha hızlı iyileşme oranları nedeniyle, perkütan yöntemle ayak ameliyatları olanlar genellikle daha kısa hastane yatışları geçirmektedirler.
  8. Yüksek Hassasiyet: Floroskopi gibi gelişmiş görüntüleme teknikleri yardımıyla cerrahlar, perkütan işlemleri yüksek bir hassasiyetle gerçekleştirebilirler. Bu görüntüleme, cerrahinin gerçek zamanlı olarak yönlendirilmesine izin vererek müdahalenin mümkün olduğunca doğru ve etkili olmasını sağlar.
  9. Çok Yönlülük: Perkütan yaklaşım, halluks valgus ve çekiç parmak gibi deformitelerin düzeltilmesi, küçük kemik çıkıntılarının çıkarılması ve belirli kırıkların ve yumuşak doku yaralanmalarının onarımı da dahil olmak üzere çeşitli ayak ve ayak bileği ameliyatları için kullanılabilir.

Bu avantajlar, perkütan teknik uygun adaylar için son derece etkili bir seçenek haline getirir. Perkütan yöntem ile yapılan ayak ameliyatları, estetik avantajları, azaltılmış iyileşme süresi ve mükemmel klinik sonuçlar ile açık ameliyatlara göre çok daha avantajlı ve hastalar için cazip bir ameliyat yöntemidir.

Kapalı Ayak Ameliyatından Sonra Bakım

Perkütan teknikle yapılan ayak ameliyatlarının sonrasında bakım, geleneksel açık cerrahi tekniklerine kıyasla birkaç önemli farklılık gösterir. İşte Ayak ameliyatı sonrası bu iki yaklaşım arasındaki bakımın detaylı bir karşılaştırması:

  • Ağırlık Taşıma: Açık ameliyat sonrasında hastaların ayağının üzerine basması genellikle bir süre yasaklanırken, perkütan yöntemle ayak ameliyatı olan hastalar, hastaneden ayrılırken düz ve sert tabanlı sandaletler giyerek, ayaklarına tolere edebilecekleri kadar yük vermeye teşvik edilir.
  • Koltuk Değnekleri: Perkütan yöntemle ayak ve ayak bileği ameliyatı olan hastalar için genellikle koltuk değneklerine gerek duyulmaz. Bunlar sadece konfor ve denge sağlamak amacıyla kullanılabilir.
  • İstirahat ve Soğuk Uygulama: İyileşme sürecinde, hastaların ayağını uzatarak yüksek bir pozisyonda tutmaları ve özellikle ilk birkaç gün boyunca soğuk uygulama yapmaları önerilir.
  • İlk Kontrol ve Bandaj Değişimi: İlk kontrol ziyareti genellikle bir hafta sonra gerçekleştirilir ve bu sırada dikişler alınır. Hastalar ve yakınlarına cerrahi bandajın nasıl değiştirileceği öğretilir. Ameliyat sonrası ilk hafta içinde yara pansumanı yapılır ve yara yerinin suyla temasından kaçınılması gerekir. Sonraki 2-3 hafta boyunca, hastaların 2-3 günde bir bandajlarını kendilerinin değiştirmesi istenir. Bu süreçte özel bir ayakkabı giymek de gerekebilir.
  • Sargı ve Pansuman Önemi: Perkütan yöntemle ayak ameliyatında, sargı ve pansumanların önemi, cerrahi bölgenin steril kalmasını sağlamanın yanı sıra, özellikle kemik kesileri (osteotomiler) yapıldıktan sonra ayakların sabit kalmasını sağlamak açısından da artar.
  • Normal Ayakkabılara Dönüş: Hastalar, ayaktaki sorunun durumuna ve yapılan ameliyatın içeriğine bağlı olarak, genellikle Perkütan yöntemle ayak ve ayak bileği ameliyat olan hastalar, ameliyat sonrası birinci aydan itibaren normal ayakkabılarını giymeye başlayabilirler.
halluks valgus ayakkabısı

Ayak Ameliyatı Sonrası Takipler

Perkütan teknikle yapılan ayak ameliyatları sonrasında, hastaların iyileşme sürecini değerlendirmek ve gerektiğinde müdahale etmek için düzenli takip randevuları ve röntgen çekimleri planlanır. Bu takipler genellikle ameliyattan 1 hafta, 4 hafta, 3 ay ve 6 ay sonra yapılır.

Eğer operasyon sırasında ayağa Kirschner teli (K-teli) yerleştirilmişse, bu telin çıkarılması için hastaların ameliyattan 4 hafta sonra kliniğe geri gelmeleri gerekmektedir. Peki K- teli nedir? K-teli, kemikleri geçici olarak sabitlemek için kullanılan metal bir materyalden yapılmış ortopedik bir alettir. Bu teli çıkarma işlemi klinik ortamında gerçekleştirilir ve hastalar bu işlemin ağrılı olacağı konusunda endişe duysalar da genellikle ağrısız bir işlemdir.

K-telinin çıkarılmasının ardından, hastalar genellikle 4-6 hafta içinde ayak parmağı hareketlerini yeniden kazanmak amacıyla önerilen egzersizlere başlarlar. Bu süreçte doktorlar ve fizyoterapistler, hastalara yapacakları egzersizler hakkında detaylı bilgi verir ve nasıl uygulanacağını gösterirler. Bu egzersizler, operasyondan etkilenen bölgenin fonksiyonunu geri kazandırmak ve ayak sağlığını iyileştirmek için kritik öneme sahiptir.

Bu dönemde düzenli kontroller, iyileşme sürecinin doğru bir şekilde ilerlediğinden emin olmak ve herhangi bir komplikasyonun erken fark edilip müdahale edilmesi için önemlidir. Bu takip randevuları, ayak ve ayak bileği ameliyatı sonrası iyileşme sürecinin başarısı için kritik bir rol oynar.

Ayak Cerrahisinde Görülebilecek Komplikasyonlar

Perkütan yöntemle yapılan ayak ve ayak bileği ameliyatları, geleneksel yöntemlere kıyasla daha az invaziv olması nedeniyle daha az komplikasyon riski taşısa da her cerrahi işlem gibi birtakım riskler içermektedir. İşte perkütan ve geleneksel ayak cerrahisi yöntemlerinin karşılaştırılması ve her iki yöntemde görülebilecek potansiyel komplikasyonlar:

Geleneksel Yöntemlerle Yapılan Ayak Cerrahisi Komplikasyonları

  • Şişlik ve Hematom: Operasyon bölgesinde geniş kesiler yapıldığı için şişlik ve Hematom (kanın damar dışında birikmesi) daha yaygındır.
  • Devam Eden Ağrı: Daha büyük kesikler ve daha fazla doku travması, uzun süren ağrılara neden olabilir.
  • Eklem Hareket Kısıtlılığı: Cerrahi müdahale sonrası eklemde sertlik ve hareket kısıtlılığı gelişebilir.
  • Enfeksiyon: Açık yaralar enfeksiyona daha açıktır.
  • Hissizlik veya Uyuşukluk: Sinir hasarı daha olasıdır.
  • Kemik İyileşmesi ile İlgili Sorunlar: Kemiklerin düzgün kaynaması veya uzun iyileşme süreçleri mümkündür.
  • Yumuşak Doku Yaralanmaları ve Derin Ven Trombozu: Daha büyük cerrahi alanlar bu tür sorunları tetikleyebilir.
  • Kireçlenme ve Duruş Bozuklukları: Cerrahi sonrası eklemde dejeneratif değişiklikler ve ayak yapısında bozulmalar olabilir.

Perkütan Yöntemde Görülebilecek Komplikasyonlar

Her cerrahi işlemde olduğu gibi perkütan yöntemde de komplikasyon riski bulunmaktadır. Ancak bu riskler geleneksel yöntemlere göre belirgin bir şekilde azalmıştır.

  • Minimal Şişlik ve Hematom: Daha küçük kesiler nedeniyle bu tür komplikasyonlar daha az görülür.
  • Daha Az Ağrı: Perkütan gibi invaziv olmayan yöntemler, dokuya minimal zarar verdiği için ameliyat sonrası ağrı, daha azdır.
  • Hareket Kısıtlılığı Riskinin Azalması: Eklem ve çevre dokulara daha az zarar verilir. Bu da hareket kısıtlığı riskini düşürüyor.
  • Düşük Enfeksiyon Riski: Küçük kesiler enfeksiyon olasılığını azaltır.
  • Sinir Hasarı Riskinin Azalması: Kapalı ayat ameliyatlarda, daha az doku travması, sinir hasarı olasılığını düşürür.
  • Kemik İyileşmesi ve Yara İyileşme Sorunları: Daha kontrollü cerrahi teknikler sayesinde iyileşme genellikle daha hızlı ve sorunsuz olur.
  • Kireçlenme ve Duruş Bozuklukları: Daha az yapısal müdahale, bu tür uzun vadeli komplikasyonların azalmasına yardımcı olur.

Her iki yöntemde de komplikasyonları en aza indirmek için cerrahın deneyimi ve hastanın ameliyat sonrası doktorun önerilerine uyumu çok önemlidir. Potansiyel komplikasyonları anlamak ve bu riskleri azaltmak için doktorunuzla düzenli olarak iletişim halinde olmanız ve sağlık durumunuzu yakından takip etmeniz gerekmektedir.

Perkütan Yöntemle Kapalı Ayak Ameliyatı Nerde Yapılır?

Perkütan yöntemle yapılan kapalı ayak ameliyatları, son derece etkili ve umut verici sonuçlar sunan bir tedavi yöntemi olarak birçok hasta için cazip bir seçenek haline gelmiştir. Bu yöntemi tercih etmek isteyen hastalar, bu ameliyatın gerçekleştirildiği sağlık merkezlerini araştırırken iki önemli kritere dikkat etmelidir:

  • Kapalı ayak ameliyatları, özel olarak geliştirilmiş aletler kullanılarak yapılır. Bu aletler olmadan perkütan işlemler gerçekleştirmek mümkün değildir ve uygun olmayan alet kullanımı ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bu ameliyatları yapacak sağlık merkezlerinin modern ve uygun teknolojiye sahip olması gerekmektedir.
  • Perkütan yöntemi uygulayabilmek için ortopedi doktorlarının sadece genel ayak cerrahisi tekniklerine hakim olmaları yeterli değildir. Bu yöntem, floroskopi kullanılarak yapıldığı için direkt görsel izleme olanağı sunmaz ve hassas el becerileri gerektirir. Dolayısıyla, doktorların perkütan teknik konusunda özel eğitim almış ve bu alanda tecrübe sahibi olmaları şarttır. Bu eğitim, teorik bilgilerin yanı sıra kadavralar üzerinde yapılan teknik-pratik çalışmaları da içermelidir.

Bursa’da, bu kriterlere uygun bir sağlık merkezi örneği olarak, Turan&Turan Sağlık Grubu gösterilebilir. Turan&Turan ayak ve ayak bileği cerrahisinde uzmanlaşmış doktorlarıyla, gerekli perkütan yöntem eğitimlerini tamamlayarak hizmet vermektedir. Hastalar, ayak ameliyatı sonrası çok kısa sürede iyileşme sürecini geçirerek ağrılarını azaltma ve günlük hayatlarına aktif bir şekilde geri dönme şansı bulurlar. Bu nedenle, perkütan yöntemle kapalı ayak ameliyatı olmayı düşünen hastaların, ameliyatı gerçekleştirecek kurum ve doktorların yeterliliklerini detaylıca araştırmaları önerilir.

Perkütan Teknik Sizin İçin Uygun Bir Seçenek Olabilir Mi?

Ayak ve ayak bileği ameliyatlarında perkütan teknik, geniş bir uygulama alanına sahip olmasına rağmen, bu yöntem her hastaya uygun olmayabilir. Bu nedenle, her hastanın durumu özel olarak değerlendirilmeli ve en iyi tedavi seçeneği bireysel olarak belirlenmelidir.

Ortopedi doktorunuz, ayağınızda yapılacak muayene ve gerekli tetkikler sonrasında hangi ameliyat yönteminin sizin için uygun olduğunu belirleyecektir. Örneğin, eğer ayağınızda ciddi bir deformite veya rahatsızlık varsa, perkütan teknik yerine açık ameliyat gerekebilir.

Halluks valgus gibi rahatsızlıklarından muzdarip ve doktorunuz halluks valgus ameliyatı önermişse, karar vermek zorlayıcı olabilir. Bu durumda, mevcut alternatif tedavileri araştırmak ve ameliyat kararı verirken daha emin olmak için ikinci bir uzman görüşü almak faydalı olacaktır. İkinci bir uzman görüşü, ameliyat yöntemi konusundaki tereddütlerinizi gidermeye ve sizin için en uygun tedaviyi seçmeye yardımcı olabilir.

Tüm ayak ağrıları ve ayak bileği sorunlarına hakim ve Perkütan gibi kapalı ve minimal invazif yöntemlerde deneyimi olan ortopedi doktorlarımızdan ikinci bir uzman görüşü almak istersiniz bize ulaşın. Ameliyat kararınızı vermeden önce, kararınızdan emin olmak adına bir uzmanın görüşüne başvurmanız önerilir.

Tüm ayak ağrıları ve ayak bileği sorunları konusunda uzmanlaşmış ve perkütan gibi kapalı ve minimal invazif yöntemlerde deneyimli ortopedi doktorlarımızdan ikinci bir uzman görüşü almak isterseniz, bizimle iletişime geçin. Ameliyat kararınızı vermeden önce, kararınızdan emin olmak adına bir uzmanın görüşüne başvurmanız önerilir.

Perkütan Yöntemin Uygulandığı Ayak Rahatsızlıkları

Perkütan yöntemin geniş bir kullanım alanı vardır.

Ayak Parmak Deformiteleri (Ayak Parmak Şekil Bozuklukları)

Ayak parmak deformiteleri, ayak parmaklarının normal dışı şekil veya pozisyonda olması durumlarını ifade eder. Ayak parmak deformiteleri hem estetik kaygılara neden olabilir hem de ayak ağrısı, rahatsızlık ve yürüme zorlukları gibi fonksiyonel problemlere yol açabilir. En yaygın ayak parmak deformiteleri: çekiç parmak, pençe parmak, Makara Parma veya tokmak parmak gibi durumları içerir. Bu deformiteler, ortopedi doktorlarının sık karşılaştığı sorunlardandır.

Bu deformitelerin tedavisi genellikle deformitenin türüne ve şiddetine bağlıdır. Ancak ileri durumlarda veya ameliyat dışı tedavi yöntemlerle rahatlama sağlanamıyorsa cerrahi müdahale gerekebilir.

Halluks Valgus Ameliyatı (Ayak Baş Parmak Çıkıntısı)

Halluks valgus, ayak başparmağının üç boyutlu deformitesi olarak tanımlanabilir. Bu durum, ayak başparmağının tarak kemiğine doğru içe kayması ve dönmesiyle karakterize edilir ve sonuç olarak belirgin bir yumru şeklinde çıkıntı oluşur (bunyon). Ayak baş parmak çıkıntısı, genellikle ayak ağrısına neden olabilir ve ayakkabı giymeyi zorlaştırabilir.

Halluks valgus tedavisi, hastanın özel durumuna ve semptomlarının şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Erken evrede, cerrahi dışı konservatif yöntemler tercih edilebilir. Ancak ileri evrelerde veya konservatif tedavilere yanıt vermeyen durumlarda halluks valgus ameliyatı gerekebilir.

Bunionette (Ayak Serçe Parmak Bunyonu)

Bunionette, ya da diğer adıyla “ayak serçe parmak bunyonu”, beşinci metatarsal kemiğin dışında yer alan ve ayak serçe parmağı tarafındaki çıkıntıdır.

Bunionette ameliyatı, konservatif tedavilerin (örneğin, daha geniş ayakkabılar giymek, ped kullanmak veya anti-inflamatuar ilaçlar) yetersiz kaldığı durumlarda önerilir. Bunionette Ameliyatı, çıkıntının büyüklüğüne ve yerine bağlı olarak değişik teknikler kullanılarak yapılabilir.

Halluks Rigidus

Halluks rigidus, ayak başparmağının büyük eklemi olan metatarsofalangeal eklemdeki kireçlenmesi nedeniyle gelişen bir durumdur. Ayak başparmağının kök ekleminde hareket kısıtlılığı, ayak ağrısı, sertlik ve şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebilir.  Halluks rigidus genellikle ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Ameliyatsız tedaviler bir rahatlama sağlamadığında ve halluks rigidus kontrol altına alınamadığında ise halluks rigidus ameliyatı başvurmak gerekebilir.

Perkütan yöntem ile eklem temizleme veya artrodez (eklemi dondurma) ameliyatları yapılabilmektedir. Ancak, ciddi düzeltme gerektiren ilerlemiş halluks rigidus durumunda genellikle açık cerrahi yöntemi gerekir.

perkütan yöntemin uygulanabildiği ayak hastalıkları - Halluks Valgus, Buniontte , Halluks Rigidus

Düz Tabanlık Ameliyatı

Düz tabanlık (pes planus), ayak kemerinin normalden daha düşük veya tamamen yok olması durumudur. Bu durum, ayak ağrısı, şişlik, yürüme güçlüğü ve ayaklarda hızlı yorulma gibi sorunlara yol açabilir. Düz tabanlık hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilen bir rahatsızlıktır.

Düz tabanlık tedavisinde egzersiz, ortez, ilaç tedavisi, uygun ayakkabı seçimi ve proloterapi gibi yöntemler kullanılabilir. Ancak bu yöntemler yeterli etki göstermediğinde düz tabanlık ameliyatı gerekebilir. Düz tabanlık ameliyatı, osteotomi, artroerez ve perkütan gibi yöntemlerle yapılabilmektedir.

Metatarsalji

Metatars kemikleri, ayak bileği ile parmaklar arasındaki bağlantıyı sağlayan kemiklerdir. Tarak kemikleri olarak da bilinirler. Parmaklar ile tarak kemiklerin birleştiği taban bölgesindeki ağrı, metatarsalji olarak adlandırılır. Metatarsalji, metatarsal kemiklerin (ayak ön kısmındaki uzun kemikler) altında ağrı ve enflamasyon ile karakterize edilen bir ayak rahatsızlığıdır. Ayak ön kısmında yoğun baskı ve sürtünme sonucu bu bölgede ağrı, şişlik ve bazen de yanma hissi görülebilir.

Tedavisi için dinlenme, buz uygulaması, ilaç tedavisi, uygun ayakkabı seçimi, tarak kemiği pedleri, ayak kemeri destekleri gibi yöntemlere başvurulabilir. Bu yöntemler fayda sağlamadığında metatarsalji ameliyatı düşünülebilir. Metatarsalji ameliyat, genellikle metatarsal kemiklerin yeniden şekillendirilmesi veya uzunluklarının ayarlanması gibi işlemleri içerebilir. Perkütan yöntem ile metatarsalji ağrısı giderilip, kişilerin tekrar aktif yaşamlarına dönmeleri sağlanabilir.

Sonuç

Perkütan kapalı ayak ameliyatları, minimal invaziv teknikler kullanılarak ciddi ayak ve ayak bileği rahatsızlıklarının tedavisinde son yıllarda önemli bir gelişme göstermiştir. Bu yöntem, geleneksel açık cerrahiye kıyasla, hastalara daha az ağrı, daha hızlı iyileşme süreci ve ameliyat sonrası daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönme imkânı sunmaktadır.

Bursa’da ayak ve ayak bileği sorunları için güvenilir ve deneyimli bir merkez arayan hastalar, Turan&Turan Sağlık Grubu’nu tercih edebilirler. Bursa’da, Turan&Turan Sağlık Grubu, modern perkütan kapalı ayak ameliyatlarını başarıyla uygulayan, alanında uzmanlaşmış ortopedi doktorları ve ileri teknoloji tıbbi imkanları ile dikkat çekmektedir.

Randevu için tıklayınız

Turan&Turan editörleri tarafından hazırlandı.

Yorum Yapın